Yazılarım

Adolescence

Adolescence: Zorbalaşan Dünyada İnsan Kalabilmek

Adolescence” dizisini henüz ortalığı kavurmadan, yayınlanır yayınlanmaz izlemiştim.
İlk saniyesinden sonuna kadar içine alan, konusuna, oyunculuklara, çekim tekniğine ve işleyişine kadar çekici bir dizi.

İŞ HAYATINDA BİZİ GERÇEKTEN NE MUTLU EDER?

Bir süre önce oğlum ile gerçekleşen bir sohbetimizde iş ve kariyer seçimlerin nasıl olması gerektiğine, ne olmak istediğimize ne zaman ve nasıl karar vereceğimize dönük bir sohbete daldık. Bir noktada konu, “Bir işi yapmaktan mutlu olup olmayacağımız nasıl anlarız?” sorusuna geldi. Okumak istediği bölüm ve hatta üniversite tercihini yapmak üzere olan genç zihinler için bunlar hem merak hem de endişe yaratabilecek konular olabiliyor.

FRIENDSHIP

EN ESKİ ARKADAŞIN KAÇ YILLIK?

Geçen aylarda bir talk show sırasında konuk sanatçı yeni tanıştığı insanlara dair güven testi olarak onlara “En eski arkadaşın kaç yıllık?” sorusunu yönelttiğini söyledi. O an bu soru, sunucu tarafından da anlamlı ve denemeye değer bulundu. Bu ölçüye göre, o kişinin ne kadar sadık bir dost olduğunu, her şeye rağmen ilişkisine nasıl sahip çıktığı, kalıcılığı ve dostluk kurmaya değer olup olmadığı anlaşılıyordu belli ki. Bu biraz kafa karıştırıcı geldi bana. Derken bir zaman sonra konuyla ilgili bir başka yorumla karşılaştım. Bu defa aynı arkadaşlıklarda park etmenin ne kadar tek düze ve kişinin gelişimine hizmet etmediğinden bahsederek bu ölçü sorusunun yanlışlığından dem vuruyordu. İşte bu düşünmeye değerdi.

“ARAYANLAR”IN HİKAYESİ

Bazen bir kitap okursun ve hayatın değişmez ama daha önce duyduğun, bildiğin ve anlamlandırdığın şeyler derinleşir. Hele de bu okuma eylemini bir grup yol arkadaşı ile birlikte gerçekleştirerek sendeki izdüşümlerini paylaşma fırsatı da bulursan derinleşme süreci daha da keyifli olur.

KAYIPLAR VE ANLAM

Bir süredir yazım konusuna  hayatımda daha çok zaman ayırmak istiyordum ve bu akşam da kafamdaki bazı notları yazıya dökmek niyetindeydim. Ne büyük bir yanılsama! “Hayat siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir” buyurmuş John Lennon. Bu sözü her gün ve belki de gün içinde birkaç kez tecrübe etmek mümkün.

AMA İK ÖYLE İSTİYOR!

Bu cümle bazı anlarda yöneticinin işini ne kadar da kolaylaştırır. Ya da o an öyle gelir. İnsan kaynakları masalarının takdir ve teşekkürden çok daha fazla, talep ve hatta şikayetlere tanık olduğunu bilecek kadar uzun yıllar çalışma fırsatım oldu İK diyarında. Dolaylı ya da direkt olarak çok kere duyduğum bir cümleydi; “Ama İK öyle istiyor!”.

Scroll to Top