
Küçük Anların Büyük Anlamı
Belki de her şey Holywood filmleri ile başladı. Dev hikayeler izledik; dünyayı kurtaran kahramanlar, görkemli efektler, yükselen müzikler… Ve finalde mutlaka dorukta bir heyecan ve kahramanın zaferi!

Belki de her şey Holywood filmleri ile başladı. Dev hikayeler izledik; dünyayı kurtaran kahramanlar, görkemli efektler, yükselen müzikler… Ve finalde mutlaka dorukta bir heyecan ve kahramanın zaferi!

Son yıllarda sıkça duyduğumuz “anda kalmak” kavramı, belki de fazla kullanıldığı için etkisini bir miktar yitirmiş olabilir. Ancak liderlik söz konusu olduğunda bu kavramın çok daha derin ve kritik bir karşılığı vardır: prezans. Prezans, sadece bir farkındalık hali değil; aynı zamanda güçlü bir liderlik becerisidir.

Nisan 2026’da HR Dergi’de yayımlanan bu yazimda, güvenin kurum kültürünü şekillendiren en önemli unsurlardan biri olduğunu; şeffaf iletişim, geri bildirim ve liderliğin sürdürülebilir başarı üzerindeki etkisini ele alıyorum.

Bu dizi bize öyle bir hikâye sundu ki, bittiğinde her şey yeni başlıyor gibiydi.
Bazı parçaların kafamızda dönmeye devam ettiğini, bir sahnenin bütüne dair bir anlam taşıdığını ve bir cümlenin, bakışın ya da duruşun gün ortasında zihnimizde döndüğünü farketmiştik. Biz diyorum çünkü, bir grup izleyici olarak böyle olduğunu hissediyorduk.

Sanırım 2012 yılıydı. Her şey bir dergide gördüğüm bir resimle başladı. Uçurum hissi veren çıkıntılı bir kayanın ucunda oturan birinin fotoğrafını gördüm. Tepeden baktığı o noktadan denizin, gökyüzünün ve bütünüyle muhteşem manzaranın tadını çıkarıyordu fotoğraftaki kişi.

HR Dergi’de Mart 2026’da yayımlanan bu yazımda, öğrenme kültürünün kurumların dönüşümüne ve sürdürülebilir başarısına katkısını, liderliğin ve kolektif öğrenmenin bu süreçteki rolüyle birlikte değerlendiriyorum.