Yazılarım

Satır Arası Buluşmaları 2: “Pluribus”

Bu dizi bize öyle bir hikâye sundu ki, bittiğinde her şey yeni başlıyor gibiydi. 

Bazı parçaların kafamızda dönmeye devam ettiğini, bir sahnenin bütüne dair bir anlam taşıdığını ve bir cümlenin, bakışın ya da duruşun gün ortasında zihnimizde döndüğünü farketmiştik. Biz diyorum çünkü, bir grup izleyici olarak böyle olduğunu hissediyorduk.

Eşikleri Aşmak: Trolltunga’ya Nasıl Çıktım?

Sanırım 2012 yılıydı. Her şey bir dergide gördüğüm bir resimle başladı. Uçurum hissi veren çıkıntılı bir kayanın ucunda oturan birinin fotoğrafını gördüm. Tepeden baktığı o noktadan denizin, gökyüzünün ve bütünüyle muhteşem manzaranın tadını çıkarıyordu fotoğraftaki kişi.

Liderlikten Kurumsal Kültüre: Öğrenmenin Gücü

HR Dergi’de Mart 2026’da yayımlanan bu yazımda, öğrenme kültürünün kurumların dönüşümüne ve sürdürülebilir başarısına katkısını, liderliğin ve kolektif öğrenmenin bu süreçteki rolüyle birlikte değerlendiriyorum.

İçindeki “Sessiz Lider”i Keşfet

Uzun yıllar boyunca liderlik, çoğunlukla sesini daha sık ve daha yüksek duyuran kişilerle özdeşleştirildi. Görünür olmak, hızlı konuşmak, yön vermek ve cevap üretmek liderliğin doğal bir parçası olarak kabul edildi. Ancak son yıllarda giderek daha fazla konuşulan bir kavram, bu algıyı yeniden düşünmeye davet ediyor: Sessiz liderlik.

Scroll to Top