
Satır Arası Buluşmaları 1: “Dört Anlaşma”
Bazı kitaplar okunmaz; dokunur.
Bazı cümleler zihne değil, doğrudan içeriye düşer.
Ve bazen, o içeri düşen şeyle aynı anda temas eden başka insanlar olduğunu bilmek… insana iyi gelir.

Bazı kitaplar okunmaz; dokunur.
Bazı cümleler zihne değil, doğrudan içeriye düşer.
Ve bazen, o içeri düşen şeyle aynı anda temas eden başka insanlar olduğunu bilmek… insana iyi gelir.

Uzun yıllar boyunca liderlik, çoğunlukla sesini daha sık ve daha yüksek duyuran kişilerle özdeşleştirildi. Görünür olmak, hızlı konuşmak, yön vermek ve cevap üretmek liderliğin doğal bir parçası olarak kabul edildi. Ancak son yıllarda giderek daha fazla konuşulan bir kavram, bu algıyı yeniden düşünmeye davet ediyor: Sessiz liderlik.

Öncelikle çok sevindiğim bir haber: Sinema geri döndü.
Box Office Türkiye verilerine göre, 2021’e kıyasla 2025’te sinemaya gidiş tam 3 katına çıkmış.
Bunda “blockbuster” dediğimiz yüksek ses getiren filmlerin payı büyük. Yan Yana da bu dalganın güçlü örneklerinden biri oldu.

Aidiyet; bir kimsenin kendi kalarak görüldüğünü, değer verildiğini ve desteklendiğini hissettiği zihinsel ve duygusal bir durum olarak tanımlanıyor. Kelimenin kökü olan “aid” geri dönen anlamına gelirken, “aidiyet” ise bir yere geri dönme halini ifade ediyor. Bir anlamda, bir yere ait hissettiğimizde oraya rahatlıkla geri dönebileceğimizi biliyor, hatta geri dönmeyi arzu ediyoruz. Tam tersinden baktığımızda ise ayaklarımızın geri geri gittiği durumlar, bu bağı ve aidiyet hissini kuramadığımız alanlara işaret ediyor.

Adolescence” dizisini henüz ortalığı kavurmadan, yayınlanır yayınlanmaz izlemiştim.
İlk saniyesinden sonuna kadar içine alan, konusuna, oyunculuklara, çekim tekniğine ve işleyişine kadar çekici bir dizi.

Bir süre önce oğlum ile gerçekleşen bir sohbetimizde iş ve kariyer seçimlerin nasıl olması gerektiğine, ne olmak istediğimize ne zaman ve nasıl karar vereceğimize dönük bir sohbete daldık. Bir noktada konu, “Bir işi yapmaktan mutlu olup olmayacağımız nasıl anlarız?” sorusuna geldi. Okumak istediği bölüm ve hatta üniversite tercihini yapmak üzere olan genç zihinler için bunlar hem merak hem de endişe yaratabilecek konular olabiliyor.